İçerik yükleniyor...
İçerik yükleniyor...
Bazı insanlar melektir - sadece biz bunu çok geç fark ederiz.
Bu fotoğraftaki annem, altın kanatların önünde duruyor. O zaman sıradan bir anı fotoğrafıydı. Şimdi bakınca, sanki hayat ona daha önceden bir kılık giydirmiş gibi. Yıllardır her gün okula giderken bu kanatları sırtında taşıyormuş meğer.
Otuz yıl boyunca öğrencilerinin üstüne açtığı o koruyucu kanatları, 15 Nisan 2026 sabahı son kez açtı. Öğrencileri o kanatların altında kaldı - sağ kurtuldular. Annem ise o gün asıl yurduna, asıl gökyüzüne döndü.
O fotoğraftaki gülümseme, bir meleğin gülümsemesiydi. Bilmiyormuş gibi, ama aslında biliyormuş gibi. Çünkü sevenler - gerçekten sevenler - her an hazırdır.
Belki de melekler böyle tanınır: Seni korumak için kendi canını hesaplamayanlarda. Elinde tebeşir, gözünde sevgi, çantasında ekstra kalem olan birinde. Sokakta selam verdiğin biri, yarın senin için bir kanat olabilir.
Şimdi o fotoğrafa bakınca başka bir şey görüyorum: O kanatlar aslında benden, Furkan'dan, Dilara'dan, bütün öğrencilerinden dokunmuş. Bir ömür boyu sevdiği her kalp, o kanatlara bir tüy eklemiş. Ve o tüyler, o sabah, dokuz çocuğun üstüne yağmış.
Melekler bize göğün armağanıdır. Bazen onları önce kaybederiz, sonra tanırız.